Sağlıklı Yaşamın Formülü; Alkali Beslenme

Sağlıklı Yaşamın Formülü; Alkali Beslenme

0

Gün içinde kendimize gösterdiğimiz özeni aslında sabah nasıl kalktığımızla özetleyebiliriz. Eğer her sabah alarmı erteleyip fazladan 5 dakika daha uyumak için direniyorsanız tüm günü adapte olma sorunu yaşayarak geçirirsiniz. Fakat sabah kalkar kalmaz 1 bardak su içip, pencereyi ardına kadar açarak temiz havanın odanıza dolmasına izin veriyor ve ciğerlerinizi temiz havayla dolduruyorsanız sizin için her sabah yeni bir hediye anlamı taşıyor. Alkali beslenme ile hayatınızı düzene sokma vakti geldi!

Nasıl bakarsanız öyle görürsünüz sözü burada da gerçekleşiyor. Sizin bakış açınızı en iyi yansıtan şeylerden birisi de beslenme. Tükettiğiniz besinler, gittiğiniz kafeler, çoğu zaman yakalandığınız hastalıklar bile beslenme şeklinizle alakalıdır.

Tüketilen besinler hem vücudumuzu hem de hayatımızı doğrudan etkilemektedir. Bu yüzden beden ve ruh sağlığımız açısından bu alanda uzman olan insanların görüşlerine dikkat ediyoruz. Son zamanlarda verilen tavsiyelerden birisi de; Alkali beslenme. Hala tartışılan ve vücudun pH dengesini korumaya yönelik bir beslenme çeşidi olan alkali beslenme hakkında elzem yani vazgeçilmez olduğuna dair tartışmalar olsa bile uygulayan insan sayısı oldukça fazla.

Kanıtlanmış bir yararı olmasa da insan vücuduna herhangi bir zararı olmayan alkali beslenme doğal, işlenmemiş ve sağlıklı gıdaları tüketmeyi konu alıyor. Bu yüzden denemekte herhangi bir sakınca yok. Her şeyden önce alkali beslenme hakkında gerekli bilgileri sizlerle paylaşalım. Sonrasında alkali beslenme için yapılması gerekenleri ve hangi gıdaları hayatımızdan çıkarmamız gerektiğini hep birlikte öğrenelim.

Sıfırdan Başlayalım: Alkali Beslenme Nedir?

alkali beslenme nedir

Sabah uyandığımızda şöyle bol tere yağda pişen sucuğun yağına ekmek banarak güne merhaba demeyi çok severiz. Akşam yemeğinde de birbirinden güzel et yemekleri, tavuklar, makarnalar ve mantılar hazırlar tüm hünerimizi ailemiz ve sevdiklerimizle paylaşırız. Bu lezzetli yemekleri tüketmek milletçe artık bizim olmazsa olmazımız haline gelmiştir. Peki, ama bu besinlerin vücudumuzda toksin biriktirdiğini biliyor muyuz? Yemekleri seçerken vücudumuza iyilik yaptığımızı zannederken aslında kötülük yaptığımızın da farkında mıyız?

Her insanın vücut pH dengesi 7.35 ortalamasıyla anlatılmaktadır. Alkali beslenme şekline göre yediğimiz her yiyecek vücut pH dengesinde değişikliğe sebep olur. Eğer asidik beslenme yapıyorsak bu denge asla ortalamaya yaklaşamaz. Vücutta artışa geçen asit yükü ile hücrelerden başlayarak organlara kadar zarar verilebilir. Ayrıca bağışıklık sisteminde düşüş yaşanır, kendimizi halsiz ve enerjisiz hissederiz. Bunların yanı sıra birçok hastalığa elverişli hale gelir ve kilo alırız. Alkali beslenme sayesinde vücut gereksiz asit yüküne girmez, dengeli ve sağlıklı beslenir.

Gelelim Beslenmenin Amacına: Alkali Beslenmenin Yararları

alkali beslenme yararları

Alkali beslenmenin yararlarını anlatan ve savunan bu konunun uzmanlarına göre pH dengesini korumak hastalıkların da oluşumunu engelliyor. Örneğin, fazla yağlı geleneksel yemekleri, şeker ve tatlıları mutfağınıza artık almadığınızı varsayalım. Bunları bıraktığınızda mevsimlik gıdalar ve doğal besinler yemeye başladınız. Peki, bu değişiklik size ne gibi yarar sağlayacak?

Vücuda giren toksin olmadığı için bağışıklık otomatik olarak güçlenecek. Neredeyse obez sınırına gelen kilo sorunları ortadan kalkacak, cilt yağlanmadığı için diri ve güzel olacak. Kemikler güçlenip, bel ve kalça gibi bölgesel yağlanma sorunları ortadan kalkacak. Bunların yanı sıra alkali beslenme sayesinde daha enerjik ve zinde kalınabilecek. Yani hayatınızda bambaşka bir sayfa açmış olacaksınız.

Uygulaması Oldukça Kolay: Gıdaları Alkali ve Asidik Diye Ayırın

Yukarıdaki görsele göz attığınız zaman aslında asidik ve alkali beslenme için gerekli gıdaları net bir şekilde görmüş olacaksınız. Alkali beslenme için gereken gıdalar genellikle sebzeler, bakliyat ve baharatlardan oluşmaktadır. Fakat asidik gıdalar ise tüketilmesi zararlı olan abur cuburlar, kola vb. asitli içecekler, yapay tatlandırıcılar, işlenmiş gıdalar ve paketli satılan yiyecekler şeklindedir.

Alkali olduğu halde pek bilinmeyen gıdalar ise şu şekildedir;

  1. Limon
  2. Yeşil Yapraklı Sebzeler (ıspanak, pazı, karalahana vb.)
  3. Turpgiller
  4. Kırmızıbiber
  5. Sarımsak
  6. Buğday Çimi

İlk Adımı Birlikte Atalım: Alkali Beslenmeye Giriş

alkali beslenme menüsü

Bundan sonra alkali beslenme ile sağlıklı bir yaşama merhaba demek istiyorum diyorsanız ve bunda kararlıysanız direncinizi kırmamak için küçük değişikliklerle olaya başlayalım. Eğer ilk günden tüm asidik gıdalardan vazgeçerseniz bu sizin için zor olabilir. Bu yüzden adım adım yapmak sizi tam adapte edecektir. Bunu başarabilmek için size güzel tavsiyelerimiz var.

3… 2… 1… ve Başlıyoruz!

  1. Alkali beslenme deyince aklınıza şu gelmeli; “Mevsime uygun ve doğal gıdalar tüketerek, işlenmiş ve doğal olmayan gıdalardan uzak durmak.” Bundan ötürü evinize sokacağınız meyve ve sebzelerin mevsiminde olmasına dikkat edin. Kış aylarında markete gidip domates satın almak yerine yazın domates sosu yaparak kışa hazırlanın.
  2. Elinizden geldiğince organik gıdalarla beslenin. Çünkü organik gıdaların besin değerleri daha yüksektir. Bu da vitamin ve mineralden daha çok yararlanabilmenizi sağlar. Ayrıca da katkı maddesi içermediklerinden vücudunuzu da zehirlemekten kurtulmuş olursunuz. Her satın aldığınız paketin üzerindeki “doğal” ibaresine inanmayın. Paketleri iyice okuyup, sertifikalarına mutlaka göz atın.
  3. Sebzelerinizi mümkün mertebe çiğ tüketmeye çalışın. Çünkü sebze pişirildikçe besin değerini kaybeder. Raw food olarak bilinen beslenme şekline uyumlu olmaya çalışarak, çiğ sebze tüketimine yönelin. Ayrıca sebzeleri içebilirsiniz de. Hatta sebze ve meyveleri birleştirip, kendinize besin değeri yüksek kusursuz bir içecek hazırlayabilirsiniz.
  4. Bitki çayı tüketmekte alkali beslenme menüsü içerisinde yer alıyor. Fakat bitki çayını şekersiz içmeyi unutmayın.
  5. Yemeklerinizi tüketirken çok daha fazla çiğnemeye çalışın. Böylece hem daha az yiyip doyar, hem de sindirimi rahatlatmış olursunuz.
  6. pH derecesi yüksek olan su tüketin. Günde 2-3 litre içebilirsiniz. Bunun yanı sıra maden suyu gibi doğal suları da tüketebilirsiniz. Bakın soda demedik, maden suyu. Ayrıca hayatınızdan; Kola, kahve ve gazoz tarzındaki içecekleri çıkarın.
  7. Sabah gözlerinizi açar açmaz ilk önce oda sıcaklığındaki 1 barda suya limon sıkıp için. Toksinlerin temizlenmesi ve vücudun rahat etmesi için bu çok önemlidir. Gün içerisinde tükettiğiniz suya da ölçüsünü abartmadan karbonat ekleyebilirsiniz. Karbonat suyun alkali olmasını sağlayacaktır.
  8. İşlenmiş gıdaları yavaş yavaş hayatınızdan uzaklaştırın. Her zaman en çekici reklamlar ve reyonlar çikolata, abur cubur, sucuk ve salam gibi hazır gıdalardandır.
  9. Et, süt ve süt ürünleri, salam, sosis ve sucuk gibi hayvansal gıdalardan yavaş yavaş vazgeçin. Bünyesinde yağ ve tuz bileşenleri barındırdığı ve pişirme bakımından asidik olduğu için alkali beslenmeye aykırıdır.
  10. Üzülerek söylüyoruz ki alkali beslenmeye başlayacaksanız o vazgeçemediğiniz tatlılardan, keklerden, hamur işlerinden, ekmek ve beyaz unlu mamullerinden de vazgeçmelisiniz.
  11. Yağ seçimlerinde iyi yağları tercih edin. Örnek vermemiz gerekirse, ceviz, balık veya soğuk sıkım zeytinyağı gibi sağlıklı yağları tüketin.
  12. Alkali beslenmenin yararları oldukça fazla ve takipçileri çok… Bu tür beslenme tek tip ve doğal olduğu için sağlayacağı faydalara siz bile inanamayabilirsiniz.

Uygulayıp uygulamamak tamamen sizin elinizde. İstediğiniz zaman istediğiniz miktarda uygulayabilirsiniz. Önemli olan sağlığınız değil mi?

Yazar hakkında

Soran Bayan

Soran Bayan, her zaman sorularını internette araştıran, kesin çözüme ulaşmak ve fikirlerini paylaşmak isteyen hemcinslerine çözüm sunan bir bayandır.

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Gerekli alanlar işaretlenmiştir.*